Google Arama Sonuçlarına Harita’yı da Ekledi

15.7.2008 1:21 am

Google, standart arama sayfasında (http://www.google.com) göstermiş olduğu arama sonuçlarını, mevcut servislerini de kullanarak, zenginleştirmeye devam ediyor anlaşılan. Bildiğiniz üzere, herhangi bir aramada, girdiğiniz kritere uygun olan YouTube videolarını ya da resim arama servisinden uygun resimleri, arama sonuçlarının en başına yerleştiriyordu. Şimdi bu çeşitliliğe harita servisi Google Maps ‘i de eklemiş. (Vardı da ben mi yeni farkettim acaba?? :) ) Az önce arama çubuğuna “Samsun” yazdım, aşağıda resmini gördüğünüz sonucu gösterdi. Türkiye içindeki illeri görüntülerken belki çok ilginç gelmeyebilir ama herhangi bir yer, okul, lokanta… vs aradığınızı düşünün, sonuç nokta atışı karşınızda. Tabii diyebilirsiniz, ben zaten bunu Google Earth kullanarak yapıyorum, ne gerek var. Haklısınız, ama olsun sıradan internet kullanıcısının biraz daha yardıma ihtiyacı vardı, Google bunu da karşılamaya devam etmiş ;)

google_maps_arama_birlesmis

Boğaziçi Üniversitesi 2008 Yılı Mezuniyet Töreni ve Hoşgeldin Önder

30.6.2008 10:32 am

Tam 5 sene olmuş… 2003 yılında Boğaziçi Üniversitesi bilgisayar mühendisliğinden mezun olup da Uçaksavar kampüsteki top sahasında kepimi havaya atmamın üzerinden koca bir 5 sene geçmiş. Vayy be :)

2008′de yeniden aynı çimlerin üzerinden geçince farkettim bu kadar uzun bir sürenin geçtiğini, özlemişim dedim kendi kendime. Tabii bir farkla, bu sefer kep atan değil, seyirciyim bu tribünlerde. Elimde fotoğraf makinesi bol bol fotoğraf çekiyorum ve içten içe gurur duyuyorum kardeşimle. Kafasında kepi, elinde bareti, “inşaat mühendisiyiz, siz bilgisayarcılardan bir farkımız olsun” diyor bizim ufaklık. Ufaklık dediğime bakmayın, Önder, ki kendisi kardeşim olur :) 23 yılda çok büyümüş.

Kardeşimle hep aynı okullarda okuduk ilkokul, anadolu lisesi, fen lisesi ve en son olarak da üniversite. Hepsinin yanında en güzeli bu sonuncusuydu galiba. Büyüdüğümüz için, daha farkında olduğumuz için, fikirlerimiz daha sesli, daha olgun olduğu için belki de…

Zor ama keyifli kısmı şimdi başlıyor. Neyse, her şey bir yana, hoşgeldiiiin kardeş ;) unutmadan son bir söyleyeceğim daha var: pihapihapi ;)

Yolda Güneş Yükseliyordu Güney’e Giderken - 4.Gün ve Son (Kemer, Olimpos, Kekova, Kaş, Kalkan ve Ölüdeniz)

9.9.2007 11:22 pm

Güzel şeyler hep kısa sürer…

Dağ, bayır, tarih, deniz, bira, muhabbet derken üzülerek de olsa bu güzel tatilimizin sonuna geldik… Gezmekten ya da az uyumaktan değil yorgunluğumuz; geriye dönüşün, ayak sürümenin, iyi bir dosttan uzuun bir süre ayrı kalacak olmanın iç sıkıntısı…

Zamanı hapsedemeyeceğimize göre en iyisi keyfini çıkarmak.. Kahvaltıdan sonra havlularımızı kaptığımız gibi Ölüdeniz’e atıyoruz kendimizi. Hava günlük güneşlik, bir tane bulut yok, sadece yamaç paraşütlerinin gölgesi düşüyor arasıra üzerimize. Gökyüzünde onlarcası süzülüyor… :) Burası yazın bir iki gün gelip, tüm yıla yetecek kadar güç toplamak için birebir.



Show me more… »

Yolda Güneş Yükseliyordu Güney’e Giderken - 3.Gün (Kemer, Olimpos, Kekova, Kaş, Kalkan ve Ölüdeniz)

8.9.2007 11:09 pm

Meis adası karşımızda, dalgalı deniz her zamankinden daha mavi, otelimizin terasından Kaş manzarası anlatılamayacak, yalnızca paylaşılacak kadar büyüleyici…

Denize bakıyoruz bir süre, etrafı izliyoruz. Ama eskilerin dediği gibi sadece manzara maalesef karın doyurmuyor :) kafamızı çevirince daha güzel bir görüntü bize gülümsüyor: açık büfe kahvaltı ve sıcacık çay… :) Burak’la tabaklarımızı kaptığımız gibi yam yam yam diyerek taarruza geçiyoruz. Kahvaltı sırasındaki insanlar biraz korkarak, çokça da burun kıvırarak bize baksalar da çok da umurumuzda değil; biz artık midemizin ve mis kokulu gözlemenin esiriyiz. ;)



Show me more… »

Yolda Güneş Yükseliyordu Güney’e Giderken - 2.Gün (Kemer, Olimpos, Kekova, Kaş, Kalkan ve Ölüdeniz)

7.9.2007 9:22 pm

Açık balkon kapısından bahçedeki ağaçların hışırtısı duyuluyor, tek tük de insan sesleri… Gözümü aralıyorum, hatırlamaya çalışıyorum; saat 9, öyleyse günlerden cuma, yani tatilin ikinci günü, güneş yükselmiş, neredeyse öğle olacak, o zaman yataktan bir an önce kalkmalıyım, ama bunu yapamayacak kadar yorgunum!!

Uyandığımın ilk saniyesinde, yukarıdaki cümleler gibi, düşüncelerim mantıksız, kararsız, zorla hareket etmeye çalışıyorlar. Neyse ki korktuğum kadar kötü değil durumum. Ben uyanmayı başarıyorum, sıra Burak’ı kaldırmakta. Yurtta kaldığımız zamanlarda hep tam tersi olurdu. Ben uyurdum, Burak sabahın köründe kalkardı. Yıllar çok şeyi değiştirmiş :-P

…..

Kahvaltımızı yaptığımız gibi hemen yola çıkasımız gelmiyor. Kemer sokaklarında son bir gezinti yapıp, bir kaç güzel fotoğraf çekmeliyiz. Bu sevimli sahil şehrini terketmek zor ama bugün de programımız doğal olarak yoğun. Koştura koştura gezmek diye buna denir :)



Show me more… »